Özel sektör, finans kuruluşları ve kooperatif temsilcilerini bir araya getiren etkinlikte, Türkiye’de tarımsal amaçlı kooperatiflerin mevcut durumda pazarla entegrasyon düzeyleri kapsamlı biçimde değerlendirildi. Bu çerçevede, üretici örgütlenmesi alanındaki yapısal sorunlara yönelik sürdürülebilir iş çözümleri ve öneriler paylaşıldı.
TÜSİAD ev sahipliğinde gerçekleşen tanıtım etkinliği TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İzzet Özilhan ’ın açılış konuşmasıyla başladı. Özilhan, “TÜSİAD olarak tarımı stratejik bir sektör olmanın yanı sıra sürdürülebilir kalkınmanın kalbi olarak görüyoruz. Tarımsal kalkınmanın gıda arz güvenliği ve gıda sistemlerimizin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı kritik önemin bilinciyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Geçtiğimiz dönemlerde tarım ve gıda sektörü özelinde yürüttüğümüz çalışmalarda da tarımsal kooperatiflerin etkinleştirilmesini odak alanlarımızdan biri olarak konumlandırdık. Çünkü biliyoruz ki kooperatiflerimizi güçlendirmek çiftçimizin refahını artırmak kadar gıda enflasyonu ile mücadelenin ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin de anahtarı. FAO iş birliğinde hayata geçirdiğimiz ve bugün tanıtacağımız çalışma ile kooperatiflerin daha verimli, etkin, sürdürülebilir, rekabetçi ve yenilikçi yapılar haline gelmesini desteklemeyi; aynı zamanda, sektörün karşı karşıya olduğu temel sorunlara çözüm üretmeyi ve kooperatifçiliğe yeni bir ivme kazandıracak adımlara katkı sunmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Açılış konuşmaları, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık ’ın konuşmasıyla devam etti. Selışık, “FAO olarak biz tarımsal amaçlı kooperatifleri salt destek bekleyen yapılar olarak değil, tarım-gıda sistemlerini dönüşümüne katkı sunan aktörler olarak görüyoruz. Türkiye’de yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında kadın liderliğindeki kooperatiflerin güçlendirilmesi için aldığımız aksiyonları da bu pencereden ele alıyoruz. Bu ortak çalışmada da kooperatifler için iş modeli önerimizi özellikle sözleşmeli üretim temelinde pazara istikrarlı ve daha güvenceli erişim, dijitalleşme, risk yönetimi, lojistik, finansman ve girdi temye kadar birçok alanda destek sağlıyoruz. Ancak bu çalışma bize çok net gösteriyor ki artık tekil desteklerden sistem dönüşümüne geçme zamanı gelmiştir. Bu modelin başarısı; kamu, özel sektör, finans dünyası ve kooperatiflerin birlikte ve eşgüdüm içinde hareket etmesine bağlıdır. Bu nedenle bu yaklaşımı bir ortak hareket modeli olarak görüyoruz.” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından FAO Ulusal Proje Danışmanı Doç. Dr. Hüseyin Tayyar Güldal ve FAO Kıdemli Kooperatifçilik Uzmanı Dr. İsmet Yalçın tarafından raporun bulguları katılımcılarla paylaşıldı.
FOTOĞRAF GALERİSİ
BU HABERE SORUN